Milli Eğitim Bakanlığınca 'Sınıf Rehberlik Etkinlikleri Seti' Oluşturuldu.

Gaziantep’te Herkes Sustu, Can Tuğsuz Konuştu.

EKONOMİ - AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay’ın "Suriyeliler bir gitsin ülke ekonomisi çöker" sözlerinin ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin Suriyeli ve Afgan göçmenlerle ilgili bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüzbinlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar" sözlerine özellikle sosyal medyada tepkiler dinmiyor.

Ülke gündemini de ciddi derecede meşgul eden Özhaseki’nin açıklamalarına Organize Sanayi Bölgeleri ile Türkiye’nin en önemli ihracat kentlerinden olan  Gaziantep’ten ne iş dünyasından ne de iş dünyası temsilcilerinden bir tepki gelmezken en sert tepki ve  dikkat çekici açıklamalar sadece iş adamı Can Tuğsuz’dan geldi.

Geçtiğimiz genel seçimlerde İyi Parti’den Gaziantep Milletvekili adaylığı dönemin de Siyaset arenasında da  iz bırakan ve sevilen bir isim olan Can Tuğsuz, ayrıca attığı bir tweet ile Gaziantep ve Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden Gaziantep’teki 300 Fabrika açılışının uzun süre konuşulmasında da gündem yaratan isim olmuştu.

Can Tuğsuz, haber sitemize hem Gaziantep hem Türkiye gündemi ile ilgili hem de Suriyeliler konusunda önemli açıklamalarda bulundu.  İşte gündem yaratacak o röportaj:

GAZİANTEP’TE HER 4 KİŞİDEN 1’İ SURİYELİ.

Gaziantep’te 500 bin Suriyeli bulunduğuna dikkat çeken ve kentte yaşayan her 4 kişiden 1 kişinin Suriyeli olduğuna vurgu yapan iş adamı Can Tuğsuz, böyle giderse 2040  yılına gelindiğinde Gaziantep’in % 40’ının Suriyeli olacağını belirterek, “ Suriyeliler konusu Gaziantep ve Türkiye’nin en önemli sorunu bana göre. Rakamlar ortada. Bunların hiç birini ben kafamdan uydurmuyorum. Suriyelilerin doğum rakamları bu durumu doğruluyor. Türk milletinin 93,7 si Suriyelilerin ülkelerine dönmesini istiyor. Ama Mevcut Hükümet bu istatistikleri bilmezden geliyor. Siyasetçinin görevi milletin iradesini temsil etmektir. Bayram ziyaretlerine rahatlıkla gidip geliyorlar. Şam’da gayet güzel hayat devam ediyor. Hal böyleyken mevcut iktidarın  hala Suriyeli vatandaşlara bakış açısı Ensar- Muhacir bakış acısı. Bu kadar uzun misafirlik olmaz. Hala Suriye’de savaş var diyorlar, giderlerse ölecekler diyorlar. Çözüm üretmesi gereken mevcut iktidar çözüm üretemiyor bu duruma. Çok yazık.” şeklinde konuştu.

SURİYELİLERE HARCANAN PARA SADECE 40 MİLYAR DOLAR MI?

Bugün resmi rakamlara göre bakıldığında bütçeden 40 milyar doların Suriyelilere harcandığına değinen Tuğsuz aslında bu rakamın bu kadar olmadığını  bazı araştırmalara göre gayri resmi olarak Suriyelilere harcanan paranın 80 milyar doları bulduğu belirtiliyor dedi. Tuğsuz, “Hükümet Suriyelilerin geri gönderilmesi konusunda güçlü bir iradeye sahip değil. Hükümete  yakın bir takım Gazeteciler bir takım akademisyenler Suriyelilerin ülkelerine gönderilemeyecekleri fikrini  her fırsatta halkımıza empoze etmeye çalışıyorlar. Neymiş etik değilmiş neymiş hukuksal anlamda uluslararası anlaşmalar varmış. Geçin bunları siyasetçinin görevi çözüm üretmektir.  Neden gönderemiyorlar! Her konuda anlaşamayan farklı görüşlere sahip olan birçok insan bile Suriyelilerin gitmesi konusunda aynı görüşte ise bu durum görmezden gelinemez. AK Parti Suriyelilerin evlerine dönmesi konusunda kökten dinci aşırı islamcı grupların dediğini yapıyor. Sadece bu olay bile AK Parti’nin halktan koptuğunu gösteriyor” dedi.

SURİYELİLER GİDERSE GAZİANTEP SANAYİSİ ÇÖKERMİŞ

Can Tuğsuz, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay’ın  Suriyeliler bir gitsin Türkiye ekonomisi çöker sözlerine ve  AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin Suriyeli ve Afgan göçmenlerle ilgili bazı şehirlerde sanayiyi onlar ayakta tutuyorlar. Gaziantep sanayisine gidin yüzbinlerce insan en ağır ve en zor işlerde çalışıyorlar sözlerine büyük tepki gösterdi. Tuğsuz, “ Gaziantep Sanayisinde ki en ağır ve en zor işlerden birisi bizim fabrikamızda yapılmakta. Bu güne kadar bir tane Suriyeli burada çalışmadı. Biz almıyor değiliz, Suriyeliler zor işi sevmiyorlar. Sayın Özhaseki ve Aktay’ın açıklamalarına hayret ediyorum. Gaziantep sanayisini Suriyeliler ayakta tutmuyor. Gaziantep sanayisini bu ülkenin öz evladı müteşebbis Gaziantep ruhu ayakta tutuyor.”

GAZİANTEP’TE  İŞ DÜNYASI NEDEN SUSKUN?

Sayın Özhaseki’nin açıklamalarına Gaziantep iş dünyası temsilcileri ve şehrin yöneticilerinin ses çıkarmamasına bir anlam veremediğine değinen Can Tuğsuz, “Kimse maalesef bunun doğru olmadığı ile ilgili ya da Suriyelilerin kentte yarattığı sorunlarla ilgili bir açıklama yapmıyor. Herkes korkuyor, kimse Ak Parti’yi karşına almak istemiyor. Geçenlerde sadece AK Partili Şamil Tayyar benim söylediklerim ile örtüşen güzel bir açıklama yaptı.  Ak Parti’nin fanatik savunucuları Suriyeliler  konusunda gözü kapalı hükümeti savunurken Ak Parti’nin önemli bir ismi olan  Şamil Tayyar’ın Suriyeli Mülteciler ile ilgili konunun siyasi sonuçlarının kaybının Ak Parti’ye büyük olacağını söylemesi çok önemli. Üzücü olan durum ise Tayyar’ın yaptığı bu açıklamanın 10 birini bu şehrin siyasetçileri, iş dünyası temsilcileri oda başkanları, dernek başkanları yapmadı. Oysa yanlışa yanlış diyebilmeliyiz. Sivil Toplum kuruluşları, odalar hükümete karşı konuşamaz durumda kimseden ses çıkmıyor. Sosyal medyada insanlar görüşlerini biraz da olsa dile getiriyor. Hükümet bu tepkileri görmüyor mu. ülkede düşünce özgürlüğü yok güçler ayrılığı yok. Herkes korkuyor, kimse aman ses çıkarmayayım, Ak Parti’yi karşıma almayayım, yerel yönetimleri  ya da kolluk kuvvetlerini karşıma almayayım diyor. Bir an önce Suriyeliler sorunu çözülmeli. ” dedi.

MÜLTECİLERLE TÜRKİYE’NİN ETNİK YAPISI  BİLEREK BOZULUYOR.

Türkiye’nin mültecilerle demografik  yapısının bozulmasını küresel bir planın parçası olarak gördüğünü ifade eden Can Tuğsuz, bölgenin ve Türkiye’nin etnik yapının bozulması planı önceden hazırlandığını ve bu hükümet döneminde de uygulamaya konulduğuna dikkat çekerek, “ Bölgede mayınların temizlenmesi orda ki halkın göçe zorlanması hep Türkiye’yi yıpratmak içi atılan sistematik adımlar. Şimdi birde Afganlılar konusu var. Tam bir bilinmezlik. Afganistan’dan daha önce de zaman zaman göç oldu. Ama bu kadar halk tepkisi ilk kez oldu çünkü alenen Tırlarda, kamyonlarda, otoyollarda akın akın Afganlılar var. Bu Taliban’dan kaçış değil. Bir başıboşluk var sanki, nasıl sınırdan geçiyor bu insanlar. Bu da küresel bir oyun. Türkiye ye karşı yapılan bir operasyon. Hükümet neden sessiz anlamakta zorluk çekiyorum. Afganlılara karşı tepkiler Suriyelilere olan tepki gibi. Bu sorunların çözülmesi tamamen siyasi iradeye bağlı”. “ dedi. 

AK PARTİ’NİN SONUNU Z KUŞAĞI GETİRECEK.

Ak Parti’nin icraatlarına en büyük tepkiyi önümüzdeki seçimlerde Z kuşağının yani gençlerin Gençlerin sandıkta oylarıyla vereceğini ifade eden Tuğsuz, Gençlerin siyasete ilgisinin çok yüksek olmasının sevindirici olduğunu belirterek, “ Siyasette gençlerin olması gerek. Belki de siyasette gençlerin yeteri kadar olmaması nedeniyle Ülke bazı konularda eksik kaldı.  Z kuşağına güveniyorum. Öte yandan Ak Parti’nin büyük hasara uğrattığı eğitim sisteminin henüz daha sonuçlarıyla karşılaşmaya başlamadık. Bu hasarlar önümüzdeki 10 yılda karşımıza çıkacak. Gaziantep’in eğitim sıralamasında sonlarda yer alması buz dağının görünen yüzü. Bu tüm Türkiye’de de böyle. Yeni gelecek hükümet önünde maalesef çözüm bekleyen büyük sorunlar bulacak ama güçlü bir irade ile tüm sorunlar aşılır. Bu ülkede kaldırılması gereken hukuk enkazı, adalet enkazı ve eğitim enkazı var. Önümüzdeki seçimlerin Ak Parti için son seçimler olacağına inanıyorum. Millet ittifakının seçimlerde çok başarılı olacağına düşünüyorum. Suriyelilerin geri dönüşü noktasında da  siyasi iradeyi gösterecek olan taraf maalesef Ak Parti olmayacak. Bunu artık millet görüyor.” dedi.

SİYASETE MAKAM MEVKİ İÇİN GİRMEDİM.

Geçtiğimiz genel seçimlerde İyi Parti’den Milletvekili adayı olan Tuğsuz, Siyasete makam, mevki için girmediğini tek isteğinin yaşadığı kente ve ülkesine hizmet etmek olduğunu belirterek O zaman da da düşüncem aynıydı, şimdi de aynı dedi.  Tuğsuz, “ Ben siyasete aynı zamanda Genel Başkanımız Meral Akşener’e inandığım için girdim. Türkiye’nin Başkanlık sistemi değil de Parlamenter sistemle yoluna daha iyi devam edeceğine inandığım için girdim. O zaman Milletvekili olmak kısmet olmadı.  Hiçbir zaman çıkar için siyasete girmedim. Ülkemizde maalesef siyaset bazıları için gelir kapısı ya da meslek olarak görülüyor. Siyaset meslek olarak görülmemeli. Çıkar için yapılmamalı. Siyasetin gelir kapısı olmasını ortadan kaldırmak gerek. Gaziantep’in faydasına olacak her şeyde varım. Ben ülkemin aydınlık yarınlar içinde olmasını temenni eden birisiyim. Önümüzdeki seçimlerde tekrar Milletvekili adayı olmak ile ilgili de  Gaziantep’i ve Gazianteplileri seven bir insan olarak üstüme düşen bir sorumluluk olursa bunu almaktan hiç kaçınmam diyebiliriz. Geçtiğimiz yıl bir oğlum oldu. Baba olunca insan tabi geleceğe daha farklı bakıyor. Acaba 20 yıl sonra Gaziantep böyle giderse nasıl olur Türkiye nasıl olur diye düşünüyoruz. Eminim her Anne, Baba da benim düşündüğümü düşünüyor. Bir şeylerin şimdi değişmeye başlaması gerek.” Dedi.

AVRUPA,DAN GELECEK 3 MİLYAR EURO’YA MUHTAÇ OLDUK.

Suriyelilere harcanan ciddi paraların ardından ülkenin ekonomik olarak ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade eden Tuğsuz, bir taraftan da bakıldığında hükümetin bir avuç müteahite korkunç kaynaklar sağlamasının ardından bugün geldiğimiz noktada ülkemizde bulunan mülteciler için Avrupa’dan geleceği iddia edilen 3 Milyar Euro’ya Türkiye Cumhuriyetinin muhtaç hale getirilmesinin kabul edilecek bir durum olmadığını belirterek, “ Bir an önce mevcut hükümet güçlü bir irade ile  Suriyeliler ile ilgili varsa uluslararası anlaşmalar bunlardan imzasını geri çekmeli. Hiçbir şey Türkiye Cumhuriyetinden daha önemli değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu konuya itiraz edeceğini düşünmüyorum. 5 Milyon’a yakın mülteciye bakmak onların ülkeye entegresini sağlamak zorunda değiliz. Ülke güvenliği söz konusu artık. Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Sözleşmesinden çekildiğini açıkladı, aynısını Suriyeli göçmenlerle ilgili varsa bir anlaşma onlardan çekildiğini söylesin. Suriyeliler meselesi artık Türkiye’nin önündeki 50 yılı 100 yılı etkileyebilecek bir duruma geldi. “dedi.

 

ÇOK OKUNANLAR