t Türkiye'de bir polisiye klasiği; 1 Mayıs İşçi Bayramı...

Mihrap Miray Çirkin

Türkiye'de bir polisiye klasiği; 1 Mayıs İşçi Bayramı...

Yasaklanan meydanları, kapanan yolları, polis kuşatmaları hatta panzer, TOMA, gözaltıları, yaralıları ve kanlı hatıralarıyla bilinen; her ne kadar bayram diye anılsa da her zaman biraz matem içeren birlik, mücadele ve dayanışma günümüz.

1800'lü yılların Avustralya'sında bir grup işçinin yürüyüşüyle başlayıp dünya genelinde yaygınlaşan, bazen idam bazen devlet terörüyle sindirilmeye çalışılan, yine de günümüzde birçok ülkede bayram tadında kutlanan emekçilerin sonsuz mücadelesi...

Ülkemizde 70'lerden bu güne sağ iktidarların korkulu rüyası 1 Mayıs; 77'de kanlı, geçen her yıl olaylı biten, bu sebepten adı konulmamış bir sıkıyönetimle püskürtülen bir tehlike gibi lanse edilse de üretimin en önemli unsuru emeğin ve emekçinin bayramıdır.

Sermayenin iktidarları işçi sınıfını her zaman yangında ilk gözden çıkarılan, sermayeyi ise yangında ilk kurtarılan olarak ayırdı. Günümüz Türkiye'sinde de bu durumun değişmediği pandemi döneminde bir kez daha kanıtlandı. "Ölen ölür, kalan sağlar işçimizdir" mantığıyla on binlerce işçi sokağa çıkma yasağında bile fabrikalarda, maden ocaklarında ve üretim tesislerinde çalıştırıldı.

20 yaş altına sokağa çıkma yasağı getirildiğinde bile her zaman görmezlikten gelinen çocuk işçiler için istisna genelge yayınlamak ihmal edilmedi; çünkü çocuk da olsa işçi sınıfına virüs kapmak serbestti!

Yıllarca emeği ucuzlaştırırken sermayeciye rant sağlayan, taşeron usulüyle güvencesiz işçiliği meşrulaştıran, pandemi döneminde yasak olduğu halde "Kod 29" maddesiyle patronların tazminatsız işçi çıkarmasına göz yumarken işsizlik maaşlarına el koyan, Soma'da maden işçilerinin katledilmesini fıtratla açıklarken sorumlu patronları serbest bırakan siyasi iktidar, emeğin hak mücadelesinden, işçinin bilinçlenmesinden, emekçinin birleşmesinden, eşit ve adil bir üretim sisteminin işlemesinden öylesine korkar ki; emeğe sahip çıkan, haklara saygı duyan, halktan yana olan aydın ve onurlu bireylerin bu dayanışma gününü bayram tadında kutlamalarına izin vermez.

Rüzgârın soldan estiği bu zamanların bize düşündürdüğü ise; emek hak ettiği değeri gördüğünde, çocuk ve ucuz işçilik sona erdiğinde, meydanlar özgürleşip, işçi hakları teslim edildiğinde, hak, hukuk, adalet kavramları ülkemizde de karşılık bulabildiğinde özetle halkçılar iktidar olduğunda 1 Mayıs bayram olacak!

ÇOK OKUNANLAR